6 Aralık 2022

Kasaba Ekonomi Dergisi

Turgutlu Ticaret ve Sanayi Odası Kasaba Ekonomi Dergisi

E-ticaret Meclisi toplantısı Rekabet Kurulu Başkanı Küle’nin katılımıyla gerçekleştirildi

09.04.2021 / Ankara

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Türkiye E-ticaret Meclisi, Meclis Başkanı Ozan Acar başkanlığında ve Rekabet Kurulu Başkanı Birol Küle’nin katılımıyla sektörel istişarelerde bulunmak üzere videokonferans aracılığıyla bir araya geldi.​

Meclis Başkanı Ozan Acar, meclisin yapısı ve çalışmaları hakkında
bilgi verdikten sonra e-ticaret ekosisteminin geldiği aşama ve Türkiye
ekonomisine katkıları hakkında açıklamalarda bulundu. Acar konuşmasında,
küresel ölçekte çok başarılı yerli dijital girişimlerin oluşmasında etkili olan
yoğun rekabet ve dinamik pazar yapısına dikkatleri çekti. Ayrıca, e-ticaretin,
yüz binlerce işletmeyi on milyonlarca tüketiciyle buluşturarak iş dinamizmini
arttırdığını belirten Acar, hızlı dijitalleşmenin doğal sonucu olarak ortaya
çıkabilecek belirsizliklerin ve sorunların giderilmesinde kamu müdahale ve
yönlendirmesine ihtiyaç duyulduğunu ifade etti. Bu doğrultuda Rekabet
Kurumu’nun üzerinde çalıştığı düzenleme çerçevesinin tasarımında da e-ticaret
ekosisteminin ekonomi genelinde ortaya çıkardığı faydaları arttıracak, adil,
şeffaf ve yenilikçi girişimleri destekleyecek bir politika hedefi izlenmesinin
önemini vurguladı.  Acar, Türkiye
E-ticaret Meclisi olarak Rekabet Kurumu’nun çalışmalarına katkı vermeye hazır
olduklarını sözlerine ekledi.


Rekabet Kurulu Başkanı Birol Küle

 

Rekabet Kurulu Başkanı Birol Küle de meclis üyelerine hitaben
yaptığı konuşmada Kurum olarak dijital ekonomide kendilerini nasıl
konumlandırdıkları, üzerlerine düşen sorumluluklar, bugüne kadar yaptıkları ve önümüzdeki
dönemde gerçekleştireceklerinden söz etti.

Küle şöyle konuştu: “Dijitalleşme bugün toplumları dönüştürürken
rekabet hukukunun uygulayıcılarına ve genel rekabet hukuku rejimine, tüm
dünyada tarihinin en ciddi kurumsal yenilik imtihanını verdirmektedir. Her ne
kadar dijital platformların her bir tüketiciye dair topladığı verilerle birer
“dijital kopyasını” çıkarması; geleneksel piyasalarda hayal edilemeyecek
şekilde her bir varlığı (coğrafi yerler gibi) ve hareketimizi verileştirmesi
yalnızca rekabet hukukunun problemi olmasa da çözümünde öncü rolü üstlenmek
durumundadır.

Özellikle gelişmiş ekonomilerde sektörel yoğunlaşmalar, büyük
teknoloji firmalarının aşırı büyümesi ve pek çok kritik sektördeki yüksek
fiyatların herhangi bir ekonomik gerekçe olmaksızın kalıcılaşması kamu
politikası yapıcıları üzerinde ciddi baskı yaratmaktadır. Piyasaya yeni
girişler sürekli azalmaktayken yerleşik şirketler pek çok sektörde gittikçe
azalan sayıda rakiple karşılaşmaktadır. Bu ise iş dinamizmini sekteye
uğratmaktadır. Eğer rakiplerinizin inovasyon yeteneği yoksa sizin de inovasyon
için çabalamaya güdünüz olmayacaktır”

-“İşleyişin
güvenli olması elzemdir”

 

Dijital platformların toplam tüketimin yarısından fazlası için
aracılık ettiğine işaret eden Rekabet Kurulu Başkanı Birol Küle, “İşleyişlerinin güvenli olması,
erişim koşullarının ayrımcı olmaması, şeffaflıktan yoksun olmaması genel ticari
faaliyetlerin aksamaması için elzemdir.  Rekabet
hukuku bildiğiniz üzere temel olarak “pazar gücü” kavramı etrafında
şekillenmiştir. Teknik olarak, “fiyatları ve diğer rekabet parametrelerini rakiplerden
ve tüketicilerden bağımsız belirleyebilme kabiliyeti” olarak tanımlanan bu ana
kavrama daha derinden baktığımızda büyük dijital platformlara ve özellikle de
verileştirme stratejileriyle veri ve gizlilik politikalarının nasıl rekabeti
bozma aracı olarak kullanıldığını daha net anlarız. Bu endişemiz yalnızca
bireysel tüketici haklarının korunmasını da kapsayan ancak ondan çok daha ciddi
boyutta meselelere işaret etmektedir” dedi.

-İhtiyacı
artan hukuki enstrümanlar

Geleneksel piyasalarda ihtiyaç duyulmayan bazı hukuki enstrümanlar
ve normların dijitalleşme ile birlikte önem kazandığına dikkat çeken Küle şöyle
konuştu: “Geleneksel bir piyasada ölçek ve kapsam ekonomilerinin bir sınırı
varken platformlarda ölçeğe göre artan getiri ilk girenin neredeyse yenilmez
olması riskini doğurmaktadır. Bu aktörler başta inovasyon ürünü olsa da zamanla
inovasyonu tekelleştirecek davranış ve stratejiler uygulayabilmektedir.

Bunda en büyük pay şüphesiz “sıfır fiyatlı” görünen ancak
tüketicilerin verileriyle ödeme yapmalarına dayalı çok taraflı iş modelidir.
Makine öğrenmesi ile reel zamanlı olarak sürekli veri toplama ve profilleme
yapılmasına dayalı bu sistemde yerleşik platformun alt ve üst pazardaki tüm aktörlere
ticaret koşullarını dikte etmesi kaçınılmaz olmaktadır.

Kurumumuzun dijital platformları konu alan son dönem inceleme ve
soruşturmalarında da, yerleşik platformların rekabeti sınırlayan davranış ve
uygulamalarının, tüketiciler, platformların ticari kullanıcıları ve rakip
platformları etkiler şekilde, tüm tedarik zincirine derinlemesine nüfuz ettiği
tespit edilmektedir.

Bu inceleme ve soruşturmalarda, az önce belirtilen geleneksel araç
ve kuralların bu pazarlardaki rekabet sorunları ile mücadelede yetersiz kaldığı
savını destekler bulgular elde edilmekte, bu tespitler ülkemizde dijital
piyasalara yönelik olarak rekabet hukuku kurallarını tamamlayıcı nitelikte
öncül (ex ante) düzenlemeler yapma ihtiyacını perçinlemektedir.

Tüm bu çalışmalarımızın ve kararlarımızın yegane hedefi;
ülkemizdeki inovasyon momentumunu hızlandırması, tüm etkin girişimcilerimizin
platformlara erişiminin garanti altına alınması, istihdam ve yatırım gibi
yalnızca sağlıklı rekabetin olduğu ortamlarda gerçek kılınabilecek faydaların
yaratılmasıdır. Yapılan son analizler 2020’de %40’lar oranındaki global FDI
(0’dan yapılan yabancı direkt yatırımlar (greenfield)) azalmalarının tersine
döndüğünü, hizmet sektörlerinde yeni e-ticaret fırsatlarının arttığını,
özellikle uluslararası e-ticaretin ivme kazanacağını ortaya koymaktadır.

Oyun alanının rekabetçi olmasıyla her ölçekten oyuncunun bu yeni
ve büyüme sınırı küresel olan ticari fırsatlardan istifade etmesi
sağlanacaktır. İdeal piyasa yapısı çok oyunculu, rekabet baskısının sürekli
iyileşme getirdiği, büyümenin bir ya da iki oyuncuya münhasır olmadığı, yenilik
başarısı gösteren bir teşebbüsün yerleşiklerce kopyalanmadığı, devralınmadığı
bir yapıdır.

Maalesef tüm dünyada bu yapının tesisi henüz sağlanmış olmaktan
uzaktır. “İdeal olan ile realite arasındaki uçurum fazla geniş olduğunda sistem
yıkılır” sözünü hatırlatarak bitireyim.

Gerek geçtiğimiz yılki Kanun değişikliğimiz gerekse de yürüyen
çalışmalarımız, daha da önemlisi fedakâr ve güçlü kadromuz ile ideal-realite
örtüşmesini başaracağımızın garantisidir.”