Hisarcıklıoğlu, burada yaptığı
konuşmada, TOBB’un faaliyetlerine ilişkin bilgi verdi. Türkiye-Belçika
ilişkilerinin köklü bir tarihe dayandığına dikkati çeken Hisarcıklıoğlu, “İkili ticaret hacmimiz 10 milyar dolara yaklaşmıştır ama hedef 15 milyar
dolarlık ticaret hacmi. Bunu yapabilecek potansiyel hem bizde hem sizde var.
Belçikalı firmaların Türkiye’deki yatırımları yaklaşık 5 milyar dolar
seviyesinde. Türkiye’de faaliyet gösteren 700 Belçikalı firma aynı zamanda
bizim üyemizdir. Bu firmaların hak ve menfaatlerini korumak, bizim üyemiz
olduğu için benim de görevimdir.” diye konuştu.

Memleketi Afyonkarahisar’ın Emirdağ
ilçesi olan Türklerin Belçika iş hayatındaki aktifliklerine işaret eden
Hisarcıklıoğlu, bu ülkedeki Türklerin siyasette, akademide ve farklı alanlarda
elde ettiği başarılarla gurur duyduğunu söyledi.

– “Güçlü işbirliği fırsatları görüyoruz”

Hisarcıklıoğlu, söz konusu başarıların
iki ülke arasındaki dostluğu ve ortak değerleri gösterdiğini ifade ederek, şu
değerlendirmede bulundu: “Majestelerinin kalabalık bir iş dünyası
heyetiyle ülkemizi ziyaret etmesinden dolayı Türk iş dünyası olarak büyük memnuniyet
duyuyoruz. Bu ziyaretin Türkiye ile Belçika arasındaki ekonomik ilişkileri daha
da güçlenmesine önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum. Önümüzdeki dönemde
sonuç odaklı işbirliği projelerine daha fazla ihtiyaç duyulmaktadır. Özellikle
savunma sanayisi, teknoloji, lojistik, enerji, sanayi alanlarında güçlü
işbirliği fırsatları görüyoruz.”

Hisarcıklıoğlu, Belçika ile ikili
işbirliğinin yanı sıra Türkiye-Belçika ortaklığıyla 3. ülkelere yapılabilecek
işbirliğinin önem taşıdığını anlattı. Özellikle Orta Doğu’da ve Kuzey Afrika
ülkelerinde Belçika ile işbirliği yapılabileceğini vurgulayan
Hisarcıklıoğlu’nun “Bizde cesaret, tecrübe var. Para da sizde, bir araya
gelip beraber yapalım bunları.” şeklindeki ifadeleri salondakileri
güldürdü.

– “Made in Europe” hassasiyeti

 

Söz konusu işbirliğinin Avrupa
rekabetçiliğine de katkı sağlayacağını belirten Hisarcıklıoğlu, şöyle devam
etti: “Made in Europe yaklaşımı her zamankinden daha fazla tartışmaya
açıktır ve çok da önemlidir. Bunun muhakkak devreye girmesi lazım. Bu süreçte
Türkiye’nin AB ile Gümrük Birliği ilişkisi stratejik bir değer taşımaktadır.
Bu, Türkiye’de yatırım yapmış Belçikalı firmalar açısından da çok önemlidir.
Made in Europe’un Türkiye’yi de kapsaması gerekiyor.”

Hisarcıklıoğlu, Belçika’nın Ankara Büyükelçisi
Hendrik Van de Velde’nin, iki ülke iş dünyaları arasında önemli bir köprü
görevi üstlendiğine dikkati çekerek, şunları kaydetti: “Türkiye yalnızca
Belçikalı firmalar için değil, tüm AB ülkelerinin tedarik zincirleri açısından
güçlü ve güvenilir bir ortaktır. Belçika ile Türkiye arasındaki ekonomik ve
ticari ilişkilerin önümüzdeki dönemde daha da güçleneceğine inanıyorum.
Belirsizliklerin ve korumacılık eğilimlerinin arttığı günümüz dünyasında iş
dünyaları arasındaki güçlü işbirliği her zamankinden daha büyük önem
taşımaktadır. Bu kapsamda Belçika’nın Türkiye’nin AB’ye üyelik sürecine ve
Gümrük Birliği’nin modernizasyonuna verdiği desteği son derece kıymetli
buluyoruz. Bu sürecin her iki taraf için de yeni fırsatlar oluşturacağına
inanıyorum.”

 

-Belçika Başbakan Yardımcısı Prevot

Belçika Başbakan Yardımcısı ve
Dışişleri, Avrupa İşleri ve Kalkınma İşbirliği Bakanı Maxime Prevot da Belçika’da
güçlü bir Türk camiasının olduğuna dikkati çekerek, çok iyi entegre yaklaşık
270 bin kişinin bulunduğunu söyledi.

Prevot, bazı Türk vatandaşlarının
milletvekili ve vali olarak görev yaptıklarını, iki ülke arasında çok sıkı
bağların bulunduğunu ifade etti.

Türk makamlarıyla bir araya
geldiklerinde ziyaretlerinin, yurt dışından Türkiye’ye gelmiş en büyük ekonomik
misyon olarak nitelendirildiğini dile getiren Prevot, “Bu, bizim için
gerçekten çok önemli. Bu, elbette rastgele olmuş bir şey de değil. Gerçekten
Belçika’nın Türkiye’ye verdiği önemi gösteriyor.” dedi.

Prevot, amaçlarının sadece iş yapmak
olmadığına, iki ülkenin de köklü tarihi geçmişinin bulunduğuna işaret ederek,
Belçika ile Osmanlı Devleti arasında ilk defa 1838’de ticaret anlaşmasının
imzalandığını anlattı.

Bu tarihin üzerine yeni şeyler inşa
ettiklerini ve geleceği de bu temeller üzerinde birlikte şekillendirmek
istediklerini vurgulayan Prevot, İstanbul’da çok başarılı başlangıç
yaptıklarına, şimdi de Belçika Ekonomik Misyonu’nun başkent Ankara’da devam
ettiğine dikkati çekti.

Prevot, Ankara’nın İstanbul’dan biraz
farklı olduğunu çünkü karar alıcıların başkentte yer aldıklarını belirterek,
Türkiye’nin siyasi kalbinin Ankara’da attığını ve bu nedenle bu şehirde
olduklarını söyledi.

– TOBB, Belçika ve AB için çok önemli bir ortak

TOBB’a gösterdikleri yakın işbirliğinden
dolayı teşekkür eden Prevot, Belçika ile Avrupa Birliği (AB) için çok önemli
bir ortak olduğunu vurguladı.

Prevot, TOBB’un iş camialarını bir araya
getirdiğini ve diyalogla da somut ticaret, yatırım ve yenilik sonuçları elde
ettiğini belirterek, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’nun Türkiye ile ekonomik
diyaloğu ayakta tuttuğunu dile getirdi.

Türkiye’nin ikinci en büyük ekonomi
merkezi Ankara’nın bu diyaloğun daha da derinleştirilmesi için çok önemli
fırsat sunduğuna dikkati çeken Prevot, İstanbul’daki ekonomik faaliyetlerin,
Türkiye’nin gayrisafi yurt içi hasılasının (GSYH) yaklaşık yüzde 30’una tekabül
ettiğini ancak bunun aynı zamanda Türkiye’deki ekonomik hayatın yüzde 70’inin
Anadolu’da yer aldığını gösterdiğini anlattı.

Prevot, TOBB’un, Türkiye’deki çeşitli iş
kurumları ve ticaret toplumlarının kendileriyle bir araya gelmelerini
sağladığını ve bu kapıyı Belçika’ya açtığı için TOBB’a teşekkür ettiklerini
söyledi.

– “Belçika, tüm ülkenin ortağı olmak istiyor”

Geleceğin Türkiye’sinin yalnızca “İstanbul Boğazı’nda” kurulmadığını, Ege Denizi’nde, Anadolu’da,
Karadeniz’de ve Güneydoğu’da inşa edildiğini vurgulayan Prevot, “Belçika
da tüm ülkenin aslında bir ortağı olmak istiyor. Bu misyon, bunun için mükemmel
bir fırsat sunuyor. Bu sayede uzun soluklu ve güçlü işbirliği kurabileceğimizi
umuyoruz.” ifadelerini kullandı.

Prevot, Türkiye ziyaretinde
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve
pek çok bakanla bir araya geldiğini ve ortak önceliklerden, Belçikalı
şirketlerin neler yapabileceğinden bahsettiklerini anlattı.

Düzenlenen seminerlerin ve etkinliklerin
gerçekten çok önemli olduğuna işaret eden Prevot, “Yüksek düzeyli
diyalogların aynı zamanda sahada iş camiasıyla desteklenmesi gerekiyor. Birisi
olmaksızın diğeri eksik kalacaktır.” dedi.

– “Gümrük Birliği’nin yenilenmesini savunuyoruz”

Prevot, Gümrük Birliği’nin
yenilenmesinin zamanının geldiğini Türk yetkililerle temaslarında her zaman
dile getirdiğini belirterek, “2026’daki iş yapma şeklimizi, 30 yıl önce
hazırlanmış olan bir çerçeveyle yürütmemiz mümkün değil. Dünya, çok değişti.
Tüm bu dönem içerisinde dünya, belki 12 defa değişti. Bu yüzden de biz,
kesinlikle Gümrük Birliği’nin yenilenmesini savunuyoruz.” ifadelerini
kullandı.

Anlaşmanın yenilenmesi konusunda bazı
ikili hususların bulunduğunu bildiklerini, öte yandan herkes ve iki taraf için
de Gümrük Birliği’nin güncellenmesinin faydasının olacağını dillendirmek
istediklerini ifade eden Prevot, “Çünkü Gümrük Birliği, bu zamana kadar
yalnızca sınai mallara odaklandı. Hizmetleri ve tarımı kapsamıyor. Bu yüzden de
güncellenmesi gerçekten çok önemli.” diye konuştu.

Prevot, Avrupa’nın “Made in
Europe” yaklaşımına ilişkin, “Belçika hükümeti için şunu
söyleyebilirim: Biz, aslında Avrupa’yla üretilmiş ‘Made with Europe’ gibi bir
yaklaşımı savunuyoruz. Bu şekilde sürecin kapsayıcı ve kazan-kazan şeklinde
olmasını istiyoruz. Bunun içerisinde aynı zamanda Türkiye’nin de içinde olduğu
ülkelerle daha yakın işbirliğinin de bulunmasını istiyoruz. Belçika’nın bu
konudaki bakış açısı bu.” ifadelerini kullandı.

Belçika ile Türkiye arasındaki ticaret
hacminin 2025’te yaklaşık 12 milyar avro olduğu bilgisini paylaşan Prevot,
bunun iki katına çıkarılmasını hedeflemeleri gerektiğini söyledi.

Prevot, bunun iddialı ancak ulaşılabilir
ve başarılabilir bir hedef olduğunun altını çizerek, şöyle devam etti: “Belçika,
Lüksemburg ve Türkiye yatırımcı anlaşmasını da güncellememiz lazım. Bu, 40 sene
önce, 1986’da imzalandı. Bunun kesinlikle güncellenmesi lazım. Bununla ilgili
siyasi bir mesaj verildi aslında. Belçika’da biz bu süreci lanse edeceğiz ve
bunu kolaylaştırmaya çalışacağız. Bununla beraber Belçika ve Lüksemburg’da ve
aynı zamanda Türkiye’de sanayinin kolaylaştırılmasına yardımcı olmaya çalışacağız.”

Daha fazla anlaşma imzalamak için
temasları güçlendirmeleri gerektiğini vurgulayan Prevot, “Ortaksak,
müttefiksek bu, aynı zamanda bazen birbirimize rakip olduğumuz anlamına da
geliyor. O yüzden en iyi futbol takımı umuyorum ki Dünya Kupası’nı kazanır.”
dedi.

-Milli Savunma Bakan Yardımcısı Heybet

Milli Savunma Bakan Yardımcısı Musa
Heybet ise Türkiye ile Belçika arasında çok köklü ilişkiler bulunduğunu
söyledi.

Heybet, 2023 yılında Belçika ile
ilişkilerin 185’inci, 2024 yılında ise Türkiye-Belçika İş gücü anlaşmasının
60’ıncı yıl dönümü olduğunu hatırlattı.

Tarihi bağlardan güç alan ilişkilerin
siyasi, ekonomik, askeri, ticari, kültürel ve teknolojik alanlarda gelişerek
yüksek seviyeli işbirliği kazanıldığını söyleyen Heybet, “Avrupa’nın en
güzide ülkelerinden biri olan Belçika ile karşılıklı saygı ve ortak menfaatler
temelinde şekillenen ilişkilerimizi daha ileri seviyelere taşımaya büyük önem
veriyoruz.” diye konuştu.

Heybet, son dönemde artan temaslar
sonucu ülkeler arasındaki ilişkilerin daha da güçlenmesine önemli katkılar
sağlandığını belirtti.

Belçika’nın her yıl başka ülkelerle
ekonomik yatırım imkanlarını geliştirmek amacıyla düzenlediği programlar
kapsamında bu yıl Türkiye’yi tercih etmesinin Türkiye’ye duyulan güvenin somut
göstergesi olduğunu vurgulayan Heybet, “Bu ziyaretin ekonomik
ilişkilerimize yeni bir ivme kazandıracağına, yeni ortaklıklar ve yatırım
fırsatlarının önünü açacağına yürekten inanıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Türkiye ve Belçika’nın ticari
ilişkilerden savunma sanayine kadar geniş bir alanda ciddi bir işbirliği
potansiyeline sahip olduğunu vurgulayan Heybet, şunları kaydetti: “Bunun
etkin şekilde değerlendirilmesi ülkelerimizin ekonomik kalkınmasıyla birlikte Avrupa’nın
güvenlik ve istikrarına da önemli katkılar sunacaktır. Belçika ile askeri
ilişkilerimiz de NATO müttefikliği ve ortak güvenlik anlayışı temelinde güçlü
şekilde sürdürülmelidir. Geçtiğimiz yıl Milli Savunma Bakanımız Sayın Yaşar
Güler’in Belçikalı mevkidaşı ile gerçekleştirdiği görüşmelerde ikili askeri
ilişkiler ile savunma sanayi alanındaki işbirliğinin daha ileri taşınmasına
yönelik ortak irade açık biçimde ortaya konulmuştur.”

Heybet, Türkiye’nin NATO’nun kolektif
güvenlik anlayışı çerçevesinde Belçika ile yakın koordinasyon içinde olmaya
devam edeceklerine işaret etti.

Bölgede yaşanan gelişmelerin Türkiye ile
Avrupa Birliği arasındaki ilişkilerin, jeopolitik önemini açık şekilde ortaya
koyduğuna değinen Heybet, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: “Avrupa’nın
güvenliği, enerji arz güvenliği, düzensiz göç, savunma sanayi, kritik
teknolojiler ve bölgesel istikrar gibi birçok başlıkta Türkiye ve Avrupa’nın
birbirini tamamlayan stratejik ortaklar olduğu görülmektedir. Avrupa’nın
savunma ve güvenlik ilişkilerinde Türkiye’nin daha etkin yer alması, ortak
güvenliğimiz bakımından stratejik bir gereklilik olduğuna inanıyoruz. Bu
ziyaret çok olumlu bir katkı sağlayacaktır. Şu bir gerçektir ki Türkiye
stratejik konumu, yatırımcı dostu yaklaşımı, sahip olduğu yüksek üretim
kapasitesi, gelişmiş savunma sanayi altyapısı ve kriz yönetim tecrübesiyle
Avrupa için pek çok açıdan güçlü ve değerli bir ortaktır.”

– Belçikalı firmalar Türkiye’de daha fazla yatırım yapmak istiyor

Flanders Investment&Trade Üst
Yöneticisi (CEO) Piet Demunter, forumda yaptığı konuşmada, TOBB’un
uluslararası şirketleri çeşitli fırsatlarla Türkiye’de bir araya getirme
imkanının önem taşıdığını söyledi.

Demunter, “Belçikalı şirketler
tarafından bugüne kadar Türkiye’de 8 milyar avrodan fazla yatırım yapıldı.
Burada kalmak, daha fazla yatırım yapmak ve Türk ortaklarıyla birlikte büyümek
istiyorlar.” dedi.

Demunter, iki ülkenin yalnızca ticari ortak
olmadığını, değer oluşturan stratejik ortak niteliği taşıdığını sözlerine
ekledi.

Voka Limburg Ticaret ve Sanayi Odası
CEO’su Johann J.L. Leten de Belçika ve Türkiye arasında güçlü bir ekonomik
ilişki olduğunu belirterek, “Bunun gibi forumlar bağları daha
güçlendirmemizi sağlıyor. Yeni fırsatlar oluşturmak, sürdürülebilir büyümeyi
yakalamak ve işbirliği yapmak istiyoruz. Uluslararası olarak baktığımızda
belirsizliklerin olduğu bu dönemde birbirimize ihtiyacımız var ve umuyorum ki
bu akşam yapacağımız görüşmeler ilham verici olacak.” diye konuştu.

Konuşmaların ardından Hisarcıklıoğlu,
Belçika Başbakan Yardımcısı Prevot’a hediye takdiminde bulundu.

(A.A.)

Bir yanıt yazın