25.06.2026 / Ankara

Türkiye-AB Karma İstişare Komitesi 43’üncü Toplantısı Ankara’da, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin (TOBB) ev sahipliğinde başladı.​

TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu toplantıya ilişkin
değerlendirmesinde “Sivil toplum ve meslek örgütlerinin temsilcilerinin
katıldığı toplantımızda Türkiye-AB ilişkilerini değerlendirdik. Türkiye-AB
ilişkilerinin önündeki en önemli gündemlerden biri Gümrük Birliği’nin modernizasyonu.
Mevcut yapı artık ihtiyaçlara cevap veremiyor. Schengen vize süreçlerinde
yaşanan sorunlar ekonomik ve sosyal ilişkilerimize zarar veriyor. Vize
süreçlerinin önemli ölçüde kolaylaştırılmasını bekliyoruz. Avrupa’da giderek
daha fazla gündeme gelen Made in Europe yaklaşımını yakından takip ediyoruz”
ifadesini kullandı.

Türkiye’nin, Avrupa’nın üretim ve tedarik zincirlerinin ayrılmaz bir
parçası olduğunu vurgulayan Hisarcıklıoğlu, “Avrupa sanayisinin rekabet gücü
planlanırken Türkiye’nin dışarıda bırakılması düşünülemez. Toplantıya katkı
sunan, Dışişleri Bakan Yardımcımız, AB Başkanı Büyükelçi Mehmet Kemal Bozay’a,
AB Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Aivo Orav’a, Avrupa Ekonomik ve Sosyal
Komitesi Üyesi ve Türkiye-AB Karma İstişare Komitesi Eş Başkanı Ioannis Vardakastanis’e,
tüm sivil toplum ve meslek kuruluşlarının temsilcilerine teşekkür ederim” dedi.

-Sabahki oturumlar

 

Komite toplantılarının sabahki bölümündeki açılış konuşmalarını ise Dışişleri
Bakan Yardımcısı ve Avrupa Birliği (AB) Başkanı Büyükelçi Mehmet Kemal Bozay,
AB Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Aivo Orav ve Avrupa Ekonomik ve Sosyal
Komitesi (EESC) Üyesi ve Türkiye-AB Karma İstişare Komitesi Eş Başkanı Ioannis
Vardakastanis yaptı.

Dışişleri Bakan Yardımcısı ve Avrupa Birliği (AB) Başkanı Büyükelçi
Mehmet Kemal Bozay, uzun yıllar komitenin benzersiz bir platform sağladığına işaret ederek,
zorluklar karşısında angajmanın, işbirliğinin yenilenmesinin her zamankinden
daha önemli olduğunu belirtti.

AB’ye üyeliğin Türkiye’nin stratejik bir hedefi olduğunu söyleyen
Bozay, “Elbette karşımızda önemli bölgesel ve uluslararası zorluklar var
ve bunların da geleceğimiz için, kıtamızın geleceği için çok büyük sonuçları
oluyor. Bu anlamda AB ve Türkiye’nin birlikte bulunması gerekiyor. Bu hızla
değişen ortam içerisinde ve bu bağlamda da bu komitenin olumlu görüşlerini takdir
ediyoruz.” dedi.

Bozay, Gümrük Birliği, vize serbestisi, kişiler arası temaslar ve
ticaretin önemini vurguladı.

Türkiye-AB Karma İstişare Komitesi (KİK) Üyesi ve Türkiye Kamu-Sen
Genel Başkanı Önder Kahveci de, burada yaptığı konuşmada, küresel ticaret
sisteminde artan korumacılık ve uluslararası ilişkilerde yaşanan güven
sorununun belirsizlikleri artırdığına işaret ederek, “Bu gelişmeler
Türkiye ile AB arasındaki stratejik ortaklığın önemini daha da artırmaktadır.
Güvenlikten enerji güvenliğine, tedarik zincirlerinden rekabet gücüne kadar
birçok alanda daha yakın işbirliğine ihtiyaç duyuyoruz. Bu nedenle üyelik
müzakerelerinin yeniden canlandırılması ve katılım sürecine somut bir
perspektif kazandırılması gerektiğine inanıyoruz.” değerlendirmesinde
bulundu.

Türkiye-AB ilişkilerinin önündeki en önemli gündemlerden birinin Gümrük
Birliği’nin modernizasyonu olduğuna işaret eden Kahveci, mevcut yapının
ekonomilerin ihtiyaçlarına cevap vermediğini söyledi.

Kahveci, Schengen vize süreçlerinde yaşanan sorunların ekonomik ve
sosyal ilişkilere zarar verdiğini, bu konuda karşılaşılan güçlüklerin ticaretin
önünde ciddi engel haline geldiğini ifade etti.

Ekonomik ve sosyal aktörler ile meslek kuruluşları için vize
süreçlerinin önemli ölçüde kolaylaştırılmasını beklediklerini dile getiren
Kahveci, “Uzun süreli vizelerin yaygınlaştırılması öncelikli
beklentimizdir. Nihai hedefimizin ise vize serbestisi olduğunu bir kez daha
vurgulamak istiyoruz.” diye konuştu.

AB Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Aivo Orav da AB’yi temsilen toplantıda bulunduğunu aktararak, komitenin hayati bir
rol oynadığına dikkati çekti.

Türkiye’nin AB için kilit bir ortak, aday ülke ve aynı zamanda çok
büyük bir bölgesel aktör olduğunun altını çizen Orav, “Geçtiğimiz birkaç
sene içerisinde AB ve Türkiye arasındaki ilişkiler önemli ölçüde iyileşti.
Yüksek düzeyli diyaloglar tekrar başladı. Siyasi diyaloglar derinleşti ve
işbirliği daha da gelişti.” ifadelerini kullandı.

Orav, AB’nin Türkiye’nin sivil toplumunu desteklemekte kararlı olduğunu
ifade ederek, “Bizim buradaki amacımız sadece desteklemek değil aynı
zamanda diyaloğu, katılımı güçlendirmek ve tam kapsayıcı toplumlar oluşmasını
sağlamak.” diye konuştu.

EESC Üyesi ve Türkiye-AB Karma İstişare Komitesi Eş Başkanı Ioannis
Vardakastanis ise toplantıda bulunmaktan onur duyduğunu belirterek, “Uluslararası
ortam şu anda artık çok daha karmaşık ve belirsiz hale gelmiştir.” dedi.

Türkiye ve AB arasındaki diyaloğun bir gereklilik olduğuna değinen
Vardakastanis, AB ve Türkiye’nin önemli partnerler olduğunu kaydetti.

Vardakastanis, AB ve Türkiye ekonomilerinin birbirine derinden bağlı
olduğuna işaret ederek, şu ifadeleri kullandı:

“Aynı zamanda toplumlarımız milyonlarca kişisel, kültürel, aile
bağlarıyla birbirine bağlantılı. Bizler ticari anlamda işbirliği içerisindeyiz.
Göç, enerji, ulaşım ve bölgesel istikrar noktasında işbirliği içerisindeyiz.
Biz ortak bir komşu bölgeyi paylaşıyoruz ve elbette ki çok farklı olmayan aynı
zorluklarla yüz yüze gelmiş durumdayız. Tüm bu nedenlerden dolayı diyalog
kesinlikle önemli kalmakta.”

Bir yanıt yazın